Yıl 1975. Dünyaya nur topu gibi bir evlat gelir.İsmini Mazlum koyarlar.Talihsiz  Mazlum doğarkan annesini 3 yaşında da babasını kaybeder.

Yavrucağa teyzesi Emine Hanım sahip çıkar. Fakat Emine Hanım’ın maddi durumu iyi olmadığı gibi birde belinden felçtir. Binbir zorlukla yetiştirir aldığı emaneti.

Emine Hanım’ın niyeti mazlumu çalıştırmaktır. Okul çağı gelince mazlumun parlak zekasının amele gibi çalışarak harcanmasına gönlü musade etmez  ve hemen onu ilkokula yazdırır.

Yıl sonu gelir bütün dersleri kötü Emine Hanım pişman olur gönderdiğine. Tekrar çalıştırmayı kafasına koyar fakat bu sefer gaibten bir ses”Mazlumu okut istikbal Mazlumundur”.

Emine Hanım tekrar okula gönderir. Tekrar notlar kötü. Emine Hanım tekrar kafasına koyar çalıştırmayı tekrar gaibten bir ses bu sefer daha şerit”Onu okut istikbal onundur”der.

Tekrar okula gönderir fakat bu sefer Mazlum gitmek istemez.Emine Hanım zorla gönderir.Mazlum bu sefer büyük bir azimle okumaya niyetlenir.

Mazlum okula artık yepyeni bir felsefeyle başlayacaktır. Merak mı ettiniz felsefesini? Söyliyeyim öyleyse”Azmin elinden hiçbirşey kurtulmaz.” Artık Mazlum haylazlık yapmaz, vicdanının sözünü dinleyerek

derslerine çalışır. Çok iyi notlar elde etmeye başlar.Mazlum’un birden değişmesi öğretmenlerin dikkatini çeker.

Matematikçi vs. diğer öğretmenler bunu sorduğunda cevap olarak tek kelimeyle azim der. Günler böyle devam eder ve okulunu birincilikle bitirerek gerek Emine Hanım’ın gerekse öğretmenlerinin taktirini alır.

              Artık Emine Hanım’ın ağrıları Mazlum’un başarısıyla azda olsa dinmişti. Bu sefer bütün ümidini Mazlum’a bağlar Çünkü istikbal onundur. Mazlum liseye başlamasının sevinciyle yine azmi elinden bırakmaz.

              Okullar açılalı 3 hafta olur. İlk notları müzik ve sağlık hariç diğerleri pekiyidir.

Günler ayları aylarda yılları kovalar ve ÖSS imtihanı gelip çatar. Mazlum girdiği  imtihanda derece yapar  ve  İstanbul da burs kazanır. İstanbul’a gider Üniversite biter va hayatının en önemli noktasına gelir.

İş aramaya başlar fakat aramasına rağmen bulamaz. Yine azmi elinden bırakmaz.Azmi bırakmamasının birinci sebebi bir üniversite yurdu açıp Anadolu dan gelen yoksul üniversite öğrencilerine yardım etmektir.

İkinci sebep ise Teyzesi olann Emine Hanım’a artık daha rahat bir hayat yaşatmaktır. Bu iki sebep yaşamındaki en büyük emelidir. Bu emeli için her vakit namazdan sonra yaradanına dua eder.

              Aylar geçmesine rağmen Mazlum iş bulamaz. Fakat yine azmi elinden bırakmaz. Yine birgün iş aramaya koyulur Şişli de bir firmaya müracaat eder.

Firmanın patronuyla görüşmeye başlar fakat patron kalpten rahatsız olduğu için görüşme esnasında kalp krizi geçirerek hakkın rahmetine kavuşur. Mazlum ne yapacağını şaşır evine gider.

Başına gelenleri Teyzesine anlatır. Oturup düşünürlerken kapı çalınır. Kapı açılır bakarlarki karşılarında polis.Gelmelerinin sebebini sorarlar ”Mazlum isimli şahsı arıyoruz ”derler. Mazlum polislerle beraber emniyete kadar gider.

Bakarki karşısında baş komser dahil herkes elpençe divan durur.Şaşırır Mazlum çünkü hayatında ilk defa böyle birşeyle karşılaşmıştır.

Kim derdiki yetim Mazlumun karşısında Şişli emniyet amiri elpençe divan duracak. Gülerdi millet. Mazlum düşüncelerinden sıyrılıp başkomsere ”Bu hal nedir? Lütfen açıklar mısınız?”der.

Başkomser ”Artık İstanbul’un en zenginlerindensiniz..Merak ettiyseniz söyliyeyim.İş görüşmesi yaptığınız patronun üstünden ”Ben ölürken yanımda kim varsa bütün servetim onun olsun” yazılı bir kağıt çıktı. Bu kişinin siz olduğunuzu tespit ettik ve size bunu bildirdik”.

              Yaradanına dualarını kabul ettiği içinden şükreder. Artık Emine Hanım’ın sıkıntıları bitecektir. Artık Anadolu dan gelen öğrencilere daha iyi hizmet verilecektir. Mazlum azmin gücünü bugün daha iyi anlar